Son Dakika

Bir Türk dünyaya insanlık dersi veriyor…

Yurdunu kaybeden insanlar vatanın kıymetini bilir. Nitekim Kafkaslarda ve Balkanlarda yurtlarını kaybeden insanlar İstiklal Harbinde en ön saflarda vuruşup Anadolu‘yu vatan haline getirmişlerdir. Türkiye‘nin milletleşme sürecinde olağanüstü katkı sağlamışlardır. O yiğit adamlardan birinin romanı Hanifi Avcı “Fırat’ın Doğusu” adlı eserinde yazdı. Yıllar önce ben de bu sütunlardan hem kitabı hem de kahramanı olan Ahmet Dokumacı’yı yazmıştım. Dokumacı ile Anadolu seyahatlerimizden, sohbetlerimizden notlar paylaşmıştım. Kafkaslar’dan göçüp Kahramanmaraş’a yerleşen Dokumacı ailesinin sinema filmi, dizileri çekilmeli. İnsana ve toprağa bağlılıkları okullarda ders olarak okutulmalıdır. Tarım ile başladığı hayat mücadelesinde başarılı bir iş insanı olarak devam ediyor. Tarım ve hayvancılık alanında inadına direniyor, üretiyor. Yurtdışı ticaretinden kazandığını yine toprağa gömüyor.

Rusya’nın işgaline maruz kalan Ukrayna’daki ortak yatırımları var. Oradaki insanlık dramına karşı duyarsız kalamamış. Dostları ile irtibat kurmuş. Yurtlarını savunmak için çocukları, eşleri ve yaşlıları ülke dışına göndermek zorunda kalan insanlara yardım için seferber olmuşlar. Kiev ve diğer kentlerde insani yardım için kolları sıvamışlar. Büyükelçilikler ve diğer kurumlarla resmi temas kurarak Türkiye’ye gelmek isteyenler için barınma yerlerini organize etmişler. Şimdilik 1500 kişi için yerleşme planı hazır. Dokumacı önce kendi evlerini boşaltmış. Çiftlikteki tesisler 60 kişiden fazla insan için hazır. İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük illerin yanında diğer şehirlerden yakın arkadaşları ile kurduğu temaslar 1500 yerleşme imkanı oluşturmuşlar. Kimisi yazlığını, kimisi çiftliğini bazıları da otel ve sosyal tesislerde yer bulmuş. Bir otobüs Bulgaristan’a giriş yaptı. Türkiye’ye gelmek üzere. Diğerlerinin işlemleri sürüyor. Bir hafta içinde tamamı Türkiye’de olacak. Bu haberin Kahramanmaraş basını ve sosyal medyada yayılması üzerine yüzlerce gönüllü kampanyaya dahil olmak için başvurmuş. İnce elenip sıkı dokunuyor. 3-5 ay değil. Gerekirse 3-4 yıl barınmaları ihtimalleri hesaplanıyor. Ahmet Dokumacı bu işin reklamından rahatsız. Adının bile yazılmasına karşı. Ancak hakkın teslim edilmesi için yazmak zorundayım. Ukrayna’da ciddi bir savaş var. Öyle Suriyeliler gibi kaçıp Türkiye’ye sığınmıyorlar. Direniyorlar. Gelenler çocuk, kadın ve yaşlı. Erkekleri, kızları mücadeleyi bırakmış değil. Avrupa ülkeleri 3,5 milyon insanın akın etmesinden sonra Türkiye’nin halini umarım anlamıştır. Üstelik Ukraynalılar geçici sığınıyor. Suriyeli, Afganistanlılar gibi kalıcı değil.

Bütün dünyaya insanlık dersi veren Dokumacı ve arkadaşlarının yaptıklarını henüz devleti idare edenler gerçekleştirebilmiş değil. Bu insanlık örneği dünyanın gözündeki olumsuz imajların yıkılmasında tarihi bir adımdır.

İslamiyet, müslümanlık denince akla İŞİD’in kafa kesmeleri gelmiyor mu? Taliban’ın çağ dışı uygulamaları hatırlanmıyor mu?

Türk denince ırkçılığı hatırlayan, Türkleri ırkçı ilan edenler, Ukraynalıların hıristiyan olduklarını da unutmasınlar. “Suriyeli müslüman Ensar”, Ukraynalı kedi yavrusu mu? İnsan!

Kiev’de ciddi Türk unsurları var. Başta Azerbaycan olmak üzere, Kafkas ülkelerinden Ukrayna’ya yerleşenler, Rus işgaline karşı ciddi direnç gösteriyorlar. 24 yıldır Kiev’de yaşayan Akşim Guluyev ile telefonda görüşüyorum. Özellikle çocukların yaşadıkları faciaları anlatırken ağlıyor. “Dünya seyrederken bizim sessiz kalmamız olmaz. Burada önemli olan Müslüman-hıristiyan değil. İnsandır” diyor.

Bu konudaki gelişmeleri değerli okuyucularımızla paylaşmaya devam edeceğim. Barınma imkanı ve diğer yardımlarla ilgili e-postama mesaj atabilirsiniz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu