Teknoloji

Kur Korumalı Mevduat Üç Ayda Ne Getirdi Ne Götürdü?

Türk Lirası’nın Amerikan Doları karşısındaki değer kaybını önlemek için kurun 18 liraya ulaştığı 20 Aralık’taki kabine toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklanan Kur Kurumalı Mevduat (KKM) sistemi üç ayı geride bıraktı.

Erdoğan’ın açıklaması sonrası 10,6 liraya kadar gerileyen dolar kuru sonraki Aralık ayının son haftası oturduğu 11,30-11,50 seviyesini Rusya’nın işgaline kadar koruduktan sonra şimdilerde 14,80-14,85 aralığında seyrediyor.

Geride kalan üç ayda en çok gelir getiren yatırım aracı yüzde 29 olurken ikinci sırada yüzde 27 ile Kur Koruma Mevduat hesabı geldi.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin iki gün önce verdiği bilgiye göre, KKM hesabına yatırılan meblağ 570 milyar liraya ulaştı.

Kur arttıkça Hazine Merkez Bankası’nın yükümlülüğü artıyor

22 Aralık’ta devreye alınan üç aylık hesapların bugün vadesi dolarken ilk hafta KKM hesabına yatırılan 29 milyar liranın geri ödemesi yaklaşık 10 milyar lirayı bulacak. Bunun yaklaşık 1 milyar lirası o günkü faiz oranı olan yüzde 17 nedeniyle bankalar tarafından ödenecek. Geri kalan 9 milyar lirası kurdaki artış nedeniyle Hazine tarafından karşılanacak.

Yapılan hesaplamalar 570 milyar lira tutarındaki KKM hesabının bu düzeyde kalması halinde bile yıl sonunda Hazine ve Merkez Bankası’na 50 ila 100 milyar lira yük getireceğini gösteriyor. Ancak yapılan düzenlemelerle KKM’ye yönlendirilen paranın daha da arttırılmak istendiği anlaşılıyor.

Prof. Başlevent: ‘‘İktidarın tek amacı kur patlamadan seçime kadar ekonomiyi ayakta tutmak’’

Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Cem Başlevent, mucizevi bir döviz freni olarak sunulan KKM’nin uzun vadeli bir çözüm olmasının mümkün olmadığını dile getirdi.

VOA Türkçe’ye değerlendirmelerde bulunan Prof. Başlevent, ‘‘KKM’yi bir kurtuluş reçetesi olarak toplumun önüne koyan iktidarın tek amacı kur patlamadan seçime kadar ekonomiyi ayakta tutmak. Kazasız belasız ülkeyi ve tabii ki kendilerine seçime götürmek. Bu ürünün ‘faiz nastır’ dendiği için politika faizi arttırılamadığı için icat edildiğini unutmamak gerek. Evet daha da kötülerini gördüğümüz için şu anda rezervler çok kötü durumda değil. Savaş nedeniyle kur 13,50’lerden 14,80’lere yükselmiş olsa da bir şekilde dengede tutuluyor. Öyle ki enflasyondaki artışla kıyaslandığında kurdaki artışın Türk Lirası’nın değerlendiği şekilde yorumlamak mümkün’’ dedi.

Garo Paylan: ‘‘Yıllık yüzde 19 faizi beğenmeyen Erdoğan, KKM ile yıllık yüzde 110 faiz ödüyor’’

KKM siyasetin de gündeminde yer alıyor. Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Garo Paylan hükümetin çok güvendiği finansal mekanizmanın kaldırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kanun teklifi sundu.

Paylan teklifinde, ‘‘Faize karşı olduğunu söyleyen iktidar, Kur Korumalı Mevduat Sistemi ile faizi patlattı. Kur Korumalı Mevduat sisteminde; mevduat getirileri, dolar getirisinin altında kaldığında aradaki fark bütçeden ödeniyor. Uygulamanın başlatıldığı ilk günlerde 11,60 TL olan dolar kuru bugün 14,80 TL’yi aştı. Yıllık yüzde 19 faizi beğenmeyen Erdoğan, KKM ile yıllık yüzde 110 faiz ödüyor. Dolar Garantili Faiz Sistemi Hazineyi Çökertebilir, ‘hiper enflasyona’ yol açabilir. Kur Garantili Mevduat sisteminin şu ana kadar kamuya yani Merkez Bankası ve Hazine’ye maliyeti, bugün itibariyle 75 milyar TL’yi aşmıştır. Doların her %10’luk artışında ise kamuya ekstra 60 Milyar TL ek yük bindirecek olan bu sistem sürdürülebilir değildir’’ dedi.

Hedef yabancıları da KKM’ye dahil etmek

İlk düzenlemede Türk vatandaşları ve Türk şirketlerini temel alan KKM şimdi yabancıları da sisteme entegre etmeyi planlıyor. Yabancı kişiler ve yabancı şirketler Yurt Dışında Yerleşik Vatandaşlar Mevduat ve Katılım Sistemi’ne (YUVAM) dahil olabilecekler.

Yapılan son değişikliğin hedefi çeşitli gerekçelerle Türkiye’yi terk eden yabancı sermayenin yeniden dönmesini sağlamak. Yılın ilk üç ayında hisse senedi ve tahvilden yaklaşık 2 milyar dolarlık yabancı çıkışı oldu. Mart ayı itibariyle Türkiye’nin net uluslararası rezervi 15,9 milyar dolara, swap hariç net eksi rezervi de 42,6 milyar dolara gerilemiş durumda.

‘‘Döviz değer kazandığında yine rezerv satılacaksa hangi yabancı sıcak parasını neden getirsin?’’

Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Cem Başlevent bunun çok mümkün olmadığını düşünüyor.

Prof. Başlevent, ‘‘KKM sisteminin kendisini hissettirdiği ilk günlerde üst perdeden konuşuluyordu. Sıcak para istemiyoruz deniyor ve Çin modeli telaffuz ediliyordu. Ancak olayın rengi zamanla değişti. Önce kurumlar vergisi almama pahasına şirketleri sisteme çektiler sonra yurtdışındaki Türk vatandaşlarına çengel atıldı. Şimdi de sıra yabancılara geldi. Peki yabancılar gelir mi? Dolar bu stabil pozisyonunu sürdürürse ki bir hareket olduğunda rezerv harcandığı biliniyor yine döviz değer kazandığında yine rezerv satılacaksa hangi yabancı sıcak parasını neden getirsin? Çünkü 1000 dolar koyan bir yabancının 3 ay sonunda 1000 dolar alması garanti ediliyorsa neden bu tip bir finansal enstrümanı tercih etsin? Bakan önce Cannes’a ardından Londra’ya gidip çeşitli güvenceler vererek yabancıları Türkiye’ye çağırdı ama KKM çok da cazip görünmüyor. Zaten ne Merkez Bankası ne de Hazine doların değer kazanmasını ve kendilerinin büyük meblağ ödemesinin önünün açılmasını istemez’’ dedi.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu