Son Dakika

Şeker kotasının gizli kazananları

İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, Salı günü yaptığımız Kazançlı Haber YouTube yayınında, devlete ait şeker fabrikalarından, özel şeker fabrikalarına ucuza satış yapıldığı ve özel fabrikaların da devletten ucuza aldıkları bu şekeri fahiş fiyatla piyasaya sürdüğü iddiasını dile getirdi.

Ve dün, Ticaret Bakanlığı, şeker fabrikalarına inceleme başlattığını duyurdu; “…şekerde adil rekabeti bozan faaliyetler olduğuna dair son dönemde kamuoyuna yansıyan hususlar”ı esas aldıklarını vurgulayarak.

Ne diyelim?

“Yayınımız ses getirdi” mi!

*

Bu gelişmeyi değerlendirmek üzere dün bir kere daha konuştum İYİ Parti’li Öztürk’le.

“İnşallah kağıt üzerinde kalmaz, gerçek bir incemele olur” dileğinde bulunduktan sonra, önceki gün yayınlanan “2022-2023 yılı şeker kotaları” kararına dikkat çekti.

Kararda, üretilen toplam şeker miktarına karşılık gelen A kotası 2 milyon 750 bin ton, şeker pancarı A kotası 2 milyon 681 bin 250 ton, üretilen ancak piyasaya sunulmadan, güvenlik amacıyla depolanan şekeri ifade eden B kotası A kotasının yüzde 5’i yani 134 bin 62 ton ve nişasta bazlı şeker kotası da ülke toplam A kotasının yüzde 2,5’i yani 68 bin 750 ton olarak açıklanmıştı.

*

Öztürk’ün özellikle üzerinde durduğu nişasta bazlı şeker kotasıydı.

Kararda, nişasta bazlı şeker şirketlerinin, kendilerine ayrılan kotanın en az yüzde 50’sini glukoz olarak kullanacağı vurgulanmıştı.

Geri kalanı da yüksek nitelikli fruktoz olarak kullanılacaktı.

*

1 kg. Glukozun 21-22 kg pancar şekerine, 1 kg. Fruktozun da en az 200 kg pancar şekerine eşdeğer olduğunu söyleyen Öztürk’ün yaptığı hesap, kağıt üzerinde toplam kotanın sadece yüzde 2,5’u gibi gözüken nişasta bazlı şekerin piyasadaki etkisinin kat ve kat fazla olduğunu gösteriyordu.

Buna göre, 68 bin 750 ton olan nişasta bazlı şeker kotasının, glukoz olarak kullanılacak olan yüzde 50’si, yani 34 bin 375 tonu en az 720 bin ton pancar şekerine, kalan 34 bin 375 ton fruktozun da en az 6 milyon 875 bin ton pancar şekerine eşdeğer olacak, yani kağıt üzerinde ülke kotasının yüzde 2,5’una denk geliyor gözüken nişasta bazlı şeker, gıda sektörüne mevcut şeker pancarı kotasının 2,8 katı olarak yansıyacaktı!

*

Başta endüstriyel üretim yapanlar, tatlı imalatçıları olmak üzere gıda sektörünün nişasta bazlı şekere yönlendirildiğini ifade eden Öztürk, piyasada pancar şekeri temin edemeyen yahut yüksek fiyatla karşılaşan üreticilerin nişasta bazlı şekere mecbur kalacağını öne sürerken kaygılıydı. Zira her ne kadar Sağlık Bakanlığı’nın dönem dönem yayınladığı raporlarda “Pancar şekeri ile kanıtlanabilmiş farkı olmadığı” bildirilse de, bir çok sağlıkçı karaciğer yağlanmasından, kalp yetmezliğine sayısız hastalığın kaynağı ve dahi “zehir” varsayıyor nişasta bazlı şekeri.

Bir de Türkiye’de yüzde 30’ları geçen obezite tehlikesindeki rolü var tabi…

*

Göz göre göre neden bu riski alıyoruz peki?

*

Bakın burası çok önemli!

Ve her şeyi anlamaya kafi.

Türkiye’de nişasta bazlı şeker üreten toplam 5 firma var.

Toplam üretimin yüzde 75’ini, bu 5 firmanın ikisi yapıyor.5 tonla Cargill

68 bin 750 tonluk kotanın, aslan payı, tek başına 30 bin 135 ton üreten, Amerikan menşeli Cargill’de.

Dünyanın farklı coğrafyalarında protestolara hedef olan şirket, Türkiye’de de 11 Elim 2004 tarihinden önce tarım dışı kullanıma açılan arazilerin, istenilen amaçla kullanımına imkan sağlayan ve Cargill’in tarım arazisine kurduğu fabrikaya “af” niteliği taşıdığı gerekçesiyle “Cargill Yasası” diye anılan düzenleme, şeker fabrikalarının özelleştirilmesindeki etkisi ve 2020 yılında yapılan yüzde 70’lik vergi indirimiyle tartışma konusu olmuştu.

 

///////////////////////

SORU-YORUM

Gazeteci Emin Çapa, katıldığı bir etinlikte “Türkiye’de 2002 yılında altı dolar milyarderi vardı. 2021’de 26 dolar milyarderi var. Türkiye’deki dolar hareketi öncesinde bu sayı 35’ti. Bu sayı dolar hareketiyle 26’ya indi. Türkiye’de 26 kişinin serveti sadece 2021 yılında 127 milyar dolar arttı” diye konuşmuş.

Bundan sonra 128 milyar doların değil, 1 milyar doların akıbetini mi soracağız bu durumda!

 

DEĞDİ Mİ!

ABD’nin, Irak’ta yarım milyon çocuğu öldürdüklerini, emsalsiz bir soğukkanlılık ve dahi kıvançla itiraf eden, Irak’taki Kürt/peşmerge grupları “birleştirmek” için büyük emek sarf eden eski Dışişleri Bakanı Madeleine Albright öldü.

Fani dünyada sorulduğunda “değdi” diye cevap vermişti.

Cinayetlerine değdi mi, değmedi mi;

Şimdi cevap değil, hesap vakti.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu