Son Dakika

Siyasi kulislerin derin adamı Hakan Aygün Bakan Nebati’yi kıskanan gizli kişiyi açıkladı. Tahta geçecek yeni kralı duyurdu

Gazeteci Hakan Aygün, Flash TV’deki Hakan Aygün’le Analiz programında yine dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“KRAL ÖLDÜ YAŞASIN YENİ KRAL”

Son günlerde tartışmalı açıklamalarıyla gündem olan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’yle ti’ye alan Aygün, ünlü komedyen Cem Yılmaz’ın Bakan Nabati’yi kıskanarak ekonomi ile ilgili tweet attığını iddia ederek; “Sanırım Nebati’yi kıskandı ya da ”gelmekte olan”ı yani ”rakip komedyen”i fark etti.. Orada ekmek var diye gardını almaya başladı… Ama Cem Yılmaz’ınki ”nafile” uğraş… Çünkü sayın Nebati’den belli ki, her gün yaratıcı bir cümle duymaya devam edip, neşeleneceğiz… Onun için şimdiden ilan ediyorum; komedyenlik dalında, kral öldü, yaşasın yeni kral!…” ifadelerini kullandı.

Hakan Aygün’ün açıklamalarının tamamı şöyle:

CEM YILMAZ ”ÖLDÜ”, YAŞASIN NEBATİ(!)

“Bugün biraz gırgır günündeyim… ”Şakayla karışık, Sadri Alışık” günümdeyim…

Şimdii…..”Urfalıyam ezelden” diyemeyeceğim ama; Urfalıları ezelden beri severim…

Yumuşak başlıdırlar, pozitiftirler, acayip sevimli bir tarafları da vardır…

“BAKAN NEBATİ’Yİ SEVİMLİ BULUYORUM”      

Yeni Hazine ve Maliye Bakanımız Nureddin Nebati’yi de, daha ilk günden çok sevimli bulduğumu itiraf ediyorum….

Hayır, hayır, ”pişmanlık yasası”ndan faydalanıp, ”itirafçı” olduğum falan yok… Sayın Nebati’yi hiç pişmanlık duymayacağım bir şekilde seviyorum… Hep seveceğim de… Bende öyle bir hissiyat oluşturdu; malum ilk izlenim önemlidir, galiba yeni bir ”maden” buldum!…

Ünlü Love Story fiminin, ünlü mottosundaki ”Aşk hiçbir zaman pişmanlık duymamaktır” tarzı bir sevginin bir başka versiyornu bu! Nebati Bey’i sevmekten, sempati duymaktan hiç pişmanlık duyacağımı sanmıyorum… Kendilerinde ”şeytan tüyü” var… Bu ”şeytan tüyü” de galiba Urfalılığından geliyor…

Nebati Bey, ilk günden beri, kendisine duyduğum sempatiyi hak ettiğini gösterdi bana…

Açıkçası ”Gözlerime bakın” demesinden beri, gözlerimi kendisinden ayıramıyorum…

Çok sevdiğim bir şarkı vardır; ”Bette Davis Eyes” diye.. Ünlü oyuncu Bette Davis’in biraz mahmur bakan, gizemli gözleri üzerine yazılmıştır…

Nebati Bey’in gözlerinde, öyle Bette Davis’in gözlerindeki gizem pek fazla yok açıkçası… Ya, ne var derseniz, gözlerinin içi gülüyor, belli ki ”iç huzuru” var… Mutlu bir adam.. Çok da tanımıyorum, belki bakan yapıldığı için mutludur…

Sayın Nebati iç dünyasındaki mutluluğu bizlerle paylaşmaktan da kaçınmıyor… Bizlerin de ”mutlu” olması için elinden geleni yapıyor….

”Zatıalileri”nin, beni dinlerken mutlu eden bazı ”vecizeleri” şöyle:

”Ekonomiyi biz düzelttik” dedi mesela… Üstelik, ekonomimizin AKP iktidarının 20. yılında daha yeni yeni düzeldiğine atfen söyledi bunları… Galiba, kendisi göreve geldiği anda, ”işlerin düzeldiği” fikrine kapılmış… Gerçi, biraz AKP’nin geçmiş 20 yılına ve seleflerine haksızlık yapmış ama; yine de asıl sorun ”AKP’nin ekonomide en kötü gittiği son zamanları bir nevi ”asr-ı saadet”in başlangıcı olarak açıklaması, bana ister istemez ”ne içiyor, acaba iyi hissetme hormonu olan dopamin mi alıyor” sorusunu sordurttu…

Neyse efendim, bakan olduktan sonra ilk kez gittiği memleketi Urfa da bulunmak da, ”aşırı dopamin etkisi” yapmış olacak ki, adrenalimi 10’la çarpmama yolaçan yeni vecizelerini dinlemek de kısmet oldu…

Mesela, ”Türk Lirası tüm zamanların en düşük seyrinde” dedi… Önce ”En düşük seviyede” mi demek istedi de, dili sürçtü diye düşündüm… Ama öyle değilmiş tabii!… ”TL en düşük seyrinde” derken ”kelime oyunu” yapıyor… TL’nin dolar karşısında ”stabl” hale geldiğini, değerinin çok oynamadığını söylüyor… Gerçekten de haklı, şu bir kaç aylık bakanlık hayatında, ”dolar çok aşağı yukarı oynamadı”; çünkü zaten oynayacağı zirveleri çok hızlı görmüş, sonra da hızlıca geri düşmüştü…

Allah muradına göre versin” derler ya, ben de sayın Nebati’ye Allah’ın güzel yüreğine uygun bir ”TL-Dolar paritesi” vermesini diliyorum… Göreve gelmesiyle ”yukarı-aşağı seyrinin sakinleştiğini” anladığım TL-Dolar paritesine de, bu ”yavaş seyrinde” uzun ömürler diliyorum…

“EKONOMİNİN KİTABINI YENİDEN YAZIYOR”

Yalnız sayın Nebati’yi bir konuda uyarmak isterim… Kendisini Hazine ve Maliye Bakanlığı’na getiren büyüğümüz ile ”ters düşme” olasılığı var… Çünkü sayın Nebati de sanki ”ekonominin kitabını” yeniden yazıyor.. O iş, Keynes yaptı, Marks yaptı, Friedman yaptı, ama bildiğim kadarıyla en son sayın Erdoğan’ın yazdığı ”ekonominin kitabı” üzerine başka bir kitap yazılmadı… Ha bir de, ”damat” yazdı, ama onu tam sayamıyorum… Belki ”yardımcı ders kitabı” olarak kabul edebilirim…

Ama, sayın Nebati öyle tehlikeli bir laf etti ki; belli ki yeni bir ”ekonomi kitabı” yolda!…

Tarihe geçecek bir söz söyledi… Şöyle dedi; sindire sindire söylüyorum, siz de lütfen sindire sindire dinleyin….

”Fiyatlar düşerse, enflasyon da düşer” dedi…

Evet, ben de fiyatlar düşünce enflasyonun düşeceğini biliyordum tabii ki ama, söylemek hiç aklıma gelmemişti… Belli ki ”ekonominin yeni bir kitabı” yolda!…

Şimdi, fiyatlar malumunuz epeyce yüksek… Markete gittiğimizde filan moralimiz bozuluyor… Ama bozmamamız mı gerekiyor anlayamadım… Çünkü sayın Nebati ”fiyatlar düşecek” demiyor, ”fiyatlar düşerse enflasyon da düşer” diye ”genel ekonomiye giriş dersi” veriyor…

HDP milletvekili Garo Paylan, ”Nebati’yi yurtdışına göndermeyin” dediğinde biraz, kederlenmiştim… Sanırım son sözlerini kastetti ama çok da geç kalmıştı… Çünkü Nebati Bey, atı alan Üsküdar’ı geçmiş misali, ilk yurt dışı seferini de yapmış, İngiltere’ye ”para bulmaya” gitmişti… Londra’nın tarihi finans merkezi City of London’daki Mansion House’ta düzenlenen “İngiltere – Türkiye Yeşil Finansman Konferansı’nın açılış konuşmasını da yaptı.

Sanırım, ta Londra’ya kadar da, ”yeşil sermaye” kapsamlı bir toplantı diye gitmişti, ama toplantı ”yeşil çevrecilik” üzerineydi… Pek umduğunu bulamadı… Ama ”enflasyonu düşürmeye kararlıyız” falan dedi… Allahtan ”fiyatlar düşerse, enflasyon düşer” gibi genel ekonomi dersi vermeye kalkmadı, o ”ders”i hemşehrisi Urfalılara sakladı…

Biliyorsunuz, İngiltere ekonominin kitaplarının yazıldığı bir ülke… Rahmetli Adam Smith’den beri bu durum böyle… Smith’in eseri ”Ulusların Zenginliği” kapitalizmin ilk el kitabıydı.

Buradan uyarmak isterim ki; ben sayın Nebati’nin Adam Smith’in ”görünmez el” teorisini, yani kabaca arz-talep çatışması sonucu fiyatın ve piyasaların kendiliğinden bir düzen tutturması fikrini, biraz yanlış anladığı kanaatindeyim… Mesela adamcağız bugünleri göremedi ve teorisi geçerliliğini epeyce yitirdi ama; Adam Smith’e göre, TL değer kaybediyorsa, faizi durduk yere düşürmemek lazım ki, bir denge oluşsun… Ama Nebati Bey’e verilen ”ekonominin kitabı” tüm bunların tersini yazıyor…

Nebati Bey sanırım Adam Smith’in ”görünmez el”ini biraz farklı yorumlamış… Fiyatların da, enflasyonun da, kendi kendine ”görünmez bir el tarafından” düşürüleceğini sanıyor… Yani işimiz biraz Allah’a havale!…

Zaten, sayın Nebati’nin gözlerine bakıp, ona inanmamızı bekliyor… Ne diyeyim gerçekten de imanlı adam, yüzünde de nur varlar derler ya, hakikaten ”nurlu” bir adam… İnsanın o konuştukça inanası geliyor… Zaten Türkiye’nin en büyük sorunu da, ”güven” sorunu… O da, acaip güven veriyor… Kendisine güvenmesi de çok çok iyi; Allah yüzünü kara çıkarmasın…

Ama, şöyle ki; eğer işler ters giderse, ki o tarz konuşan çok şom(!) ağızlı ekonomist var; sayın Nebati’nin biraz ”madara olması”ndan da endişelenmiyor değilim….

Ama eğer dedikleri çıkmazsa da mesele yok… Çünkü mesleği hazır… Zaten ”yeni bir güçlü rakip bulduğunu” anlayan ve de tehlikeyi sezen, değerli komedyen kardeşimiz Cem Yılmaz da bir kaç gün önce harekete geçti…

Şöyle bir tweet attı:

“Akaryakıt zammı vs. gibi şeyler duyuyorum etrafta! Kesinlikle katılmıyorum… Ben bu tip söylemlerin karşısındayım. Tamamen sosyal medyada uydurulan bir şey, her dolmuşa gelmeyin! Eğer el ele verirsek her zorluğu atlatırız. Yeter ki el ele verelim” dedi…

CEM YILMAZ BAKAN NEBATİ’Yİ KISKANDI MI

Sanırım Nebati’yi kıskandı ya da ”gelmekte olan”ı yani ”rakip komedyen”i fark etti.. Orada ekmek var diye gardını almaya başladı… Ama Cem Yılmaz’ınki ”nafile” uğraş… Çünkü sayın Nebati’den belli ki, her gün yaratıcı bir cümle duymaya devam edip, neşeleneceğiz…

Onun için şimdiden ilan ediyorum; komedyenlik dalında, kral öldü, yaşasın yeni kral!…”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu