Teknoloji

Ters Lale Köylülere Emanet

Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğusunda yetişen ters laleler, Şanlıurfa’da köylüler tarafından korunuyor. Daha önce Hollanda’ya bile lale satan köylülerin büyük bölümü, talebin azalması üzerine üretimi bıraktı. Her şeye rağmen üretim yapan köylüler ise türün bölgede yok olmaması için mücadele ediyor.

Dünyada 165 türü bulunan ters lalelerin yetiştiği yerlerden biri de Şanlıurfa-Diyarbakır arasındaki Karacadağ Bölgesi. Zirveye yakın bölgelerde yabani olarak yetişen laleler yıllar önce köylüler tarafından yetiştirilmeye başlandı. Bahçelerin peyzaj düzenlemesinde de kullanılan ters lalelere birçok yerden talep gelmeye başladı. Lale ülkesi olarak bilinen Hollanda bile Karacadağ bölgesinden lale almaya başladı. Bunun üzerine üreticiler biraraya gelerek Siverek Çiçek Üreticiler Birliği’ni kurdu ve ticarete başladı.

Lale ticareti yapanlardan biri de Sedat Kıran’dı. Otlu köyündeki son lale tarlalarından birini VOA Türkçe ekibine gösteren Kıran, talebin azalması nedeniyle üretici sayısının düştüğünü söyledi. Kıran, “Bu bölgede yıllardır var olan bitkinin üretimi 90’lı yıllardan sonra sektör haline geldi. Klasik yöntemlerle üretmeye başladık. Siverek sınırları içinde 4-5 köyde ters lalenin üretimini yapıyoruz. Önceki yıllarda daha gelişmiş bir sektördü. Hollanda direkt buradan alıyordu, buradaki üreticiler kazanıyordu. Hollanda’nın çok fazla talebi olunca kazanıyorduk. Sonraki yıllarda Hollanda almayınca üretimde aksaklıklar oldu ve çok az sayıda üretici kaldı. Çünkü pazar bulamıyorlar” dedi.

“Bu türün yok olmaması için üretiyoruz”

Üretici sayısı 50’lerden 5’lere kadar düştü. 20 dekarlık tarlasında üç çeşit ters lale yetiştiren Kıran, sektörün ayakta kalması gerektiğini söyledi. Şimdilerde tek amaçlarının türün Karacadağ bölgesinde yok olmaması olduğunu vurgulayan Kıran, “Manevi anlamda bu türün yok olmamasını istiyoruz. Karacadağ bitki açısından oldukça zengin bir bölge. Son yıllarda meraların tarıma açılması, zirai ilaçlama, hayvancılığın getirmiş olduğu aşırı otlama gibi etkenlerden dolayı, biyoçeşitlilik yok olmakla karşı karşıya. Biz üreticiler duyarlı olduğumuzdan dolayı bu sektörü ayakta tutmaya çalışıyoruz. Bu türün de yok olmaması için mücadele ediyoruz.”

Belediyelere ve Tarım Bakanlığı’na çağrı

Sık sık tarlalara giderek bitkileri kontrol eden Kıran, sektörün desteklenmesi için belediyelere ve Tarım Bakanlığı’na çağrı yaptı. Peyzaj çalışmalarında ters lale kullanılmasını tavsiye eden Kıran, “Şu anda maalesef bölge illerinden sınırlı talepler geliyor. Tarım Bakanlığı’nın buradaki üreticileri destek vermesi lazım. Laleler artık son demlerini yaşıyor. Ekonomik anlamda üreticilere katkı sağlamıyor. Sadece manevi anlamda düşünüyoruz. Üretici için maddi olması gerekiyor. Manevi anlamda yok olmaması için çalışıyoruz, bunun için mücadele veriyoruz” diye konuştu.

Karacadağ’ın üst kesimlerinde bulunan köyün bu mevsimde sık sık ziyaretçileri de oluyor. Lalenin çiçek açtığı Nisan ayının ilk haftasına, bir çok kişi laleleri görmek için Karacadağ’a geliyor.

Üretimi ve satışı izne bağlı

Ters lale birçok din ve kültür için hüznün sembolü kabul edilir. Birçok efsaneye de konu olan ters lale Hristiyanlar’a göre, Hz.İsa’nın çarmıha gerilişine şahit olan Hz. Meryem’in gözyaşlarının düştüğü yerde yetişmeye başlamıştır. Başka bir efsaneye göre ise Ferhat’la Şirin adlı aşık bir çiftin birbirlerine kavuşamaması nedeniyle ters lalenin boynu bükük ve rengi kırmızıdır.

Türkiye’de ağlayan gelin olarak da adlandırılan değişik renklerdeki ters laleler, lalenin tersine, yere doğru bakarlar. Yabani formları genellikle turuncu veya kırmızı renklerdedir. Bir dönem aşırı şekilde toplanması ve yurt dışa çıkarılması nedeniyle 2013’te toplanması ve naklinin yapılması yasaklandı. Lalenin üretimi ve satışı özel izinle yapılabiliyor.

    İlgili Makaleler

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    Başa dön tuşu