Son Dakika

‘Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye’

3. Dünya Savaşı rüzgârı bütün şiddetiyle eserken, Prof. Dr. Hüsamettin İnaç‘ın, “Uluslarası Güvenlik, Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye” çalışmasını hatırlatacağım. (Bilge Kültür Sanat Yayınları, 304 s.)

Daha önce bu köşede,  Hüsamettin İnaç‘ın tercüme ettiği, yine Bilge Kültür Sanat Yayınları arasından çıkan Jan Berting’in, Kimlik Siyaseti Krizler İnşalar Aktörler” kitabına atıfta bulunmuştum. Jan Berting, kimliğin birleştirici ve ayrıştırıcı yönlerini tahlil ediyor. Yaşadıklarından yola çıkarak çarpıcı bir örnek veriyor. 1940’da daha dokuz yaşındayken Almanlar Hollanda’yı işgal ediyorlar. Bombalar patlarken yaşadıkları kasabadan kaçıyorlar ve yakın bir köye sığınmak istiyorlar. Üç çocuklu aileyi karşısında gören köylü kadın, önce evine almak istemiyor. Okuyalım:

Kadın başını patlamaların hâlâ işitildiği memleketim Flushing’e çevirdi ve dudaklarından şu ifadeler döküldü: ‘Bu sizin cezanız, sizi gidi Allahsız kasabalılar’. Kadının bu sözleri beni çok şaşırttı fakat an­ladığım kadarıyla onun olan biten hakkındaki yorumu böyleydi. Ona göre, olan biten hakkındaki fikirlerini şekillendiren, İncil’in Tekvin kısmında tanımlanan Sodom ve Gomora’nın yıkılışıydı. Bu sözden ve neden sonra, bizi evine davet etti.”

Rusya 3. Dünya Savaşı’nı başlattı. Milyonlarca insan sığınacak kapı arıyor. Ukrayna’ya, aynı soydan gelen, aynı inanç dairesinde olan insanların ülkesine bomba yağdırıyor ve Türkiye bu bombaları yüreğinde hissediyor. Hem insanlık adına, hem ülkesi adına… Putin gibi sapkın diktatörlerin hayalini kurduğu, ah bir girebilsem, dediği en kritik bölgedeyiz. Üstelik biz Türk’üz.

Yine yazacağım… Putin, Lenin‘e çok kızgın. Eğer 1917’de çarlığı yıkmasaydı, Rusya İmparatorluğu belki Anadolu’nun yarısına hâkim olacaktı. Belki fanatik Ortodoksların hayalini kurduğu İstanbul’a girecekti. Rusya’da iç savaş patlak verdi, Rus orduları Anadolu’nun içlerine doğru hızla yürürken geri çekildi. Evet, Lenin bizi kurtardı! (Komünistler, idolümüz Lenin Türkiye’yi kurtardı, diye sevinirler mi bilmem. Belki, Mustafa Suphi‘nin Karadeniz’de boğdurulmasının acısı, onlara Mustafa Kemal‘e karşı bir mesafe koymuş olabilir. Neyse tartışmayalım. Komünistiyle, milliyetçisiyle, dinsiziyle, imanlısıyla, etnik gruplarıyla bu memleket hepimizin.)

Hüsamettin İnaç, “Uluslarası Güvenlik, Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye” kitabının “Önsöz”ünde, “Öncelikle eserlerimi kaleme alırken sosyoloji disiplininin kazandırdığı perspektifi bir alamet-i farika olarak hep merkeze aldım. Zira inancım odur ki toplumun ve insanın referans alınmadığı ve sosyolojik çözümlemenin eşlik etmediği bir uluslararası siyaset çalışması eksik kalmaya mahkûmdur.” diyerek bu tür çalışmalarda sosyolojinin önemini vurgular.

Hüsamettin İnaç, eserinde “AB Politikalarına Cevap: Yeni Bir Türk Kimliğinin İnşası” başlığı altında, Batı’nın üzerimizdeki emellerini İngiliz Başbakanı Llyod George‘un şu sözleriyle özetler: “Türkleri mağlup etmenin yegâne yolu onların elinden kutsal kitaplarını ve dinlerini almak ve geçmişlerini kötülemektir.” (s. 134)

Hüsamettin İnaç, “Uluslararası Proje Bir Örgüt Olarak FETÖ ve Yeni Dünya Düzeni” başlığı altında, özellikle FETÖ ve ABD ilişkisi üzerinde durur:

“Gülen’in ABD’de tutulmaya ve desteklenmeye devam edilmesi, AB’nin Türkiye’nin yaşadığı travmayı hiç dikkate almadan sadece OHAL ve idam cezasına odaklanması, NATO’nun Türkiye’deki müttefiklerini kaybettiklerine dair feryatları, FETÖ’cü teröristlerin Almanya ve Fransa başta olmak üzerine pek çok AB ülkesinde Türkiye’nin imajına yönelik manipülasyonlarda istihdam edilmesi göstermektedir ki FETÖ, tamamen uluslararası nitelikte bir terör örgütüdür.” (s. 288) hükmüne varır.

“Uluslarası Güvenlik, Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye” şu zamanda okunacak kitap.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu